Post by Volkan Oktar

İnşaat Mühendisi (İTÜ), PMP®, 25+ yıl sektör tecrübesi, Büyük bütçeler sorumlusu, Takım oyuncusu-Ekip lideri

Orman yangıları, yol verme kavgaları, sokak cinayetleri, çevre felaketleri derken bu yazıyı paylaşmak isterim. "Ahlakın gücü yoksa etkisizdir, gücün ahlakı yoksa artık o zalimleşir ve haksızlığın kapısını açar. Bir belediyede caddeleri temizlemekle görevli bir personelin rüşvet almadığı için yüksek ahlak gösterdiğini söylemek anlamsızdır. Ancak belediye başkanı olup da rüşvet almıyorsa yüksek ahlaktan bahsedilebilir. Ahlaklı olmak bilinçli bir tercihtir. Çok iyi niyetli ve temiz kalpli olmak kişinin ahlaklı olduğu anlamına gelmez. Yapacağı iyi ve kötü seçimlerinin arasında bilinçli olarak iyiyi seçenin yaptığı ahlaklılıktır. Bir işyerinde orta düzey bir yönetici üstlerine karşı ezilen ve yaltakçı bir tavır sergilerken astlarına karşı sert ve zalim ise bu çifte standart ahlaksızlıktır. Veya bir çalışan işyerinde bilgi, tecrübe ve donanımları dahilinde elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmak yerine fırsat bulduğu her an kaytarmaya yöneliyorsa, bu ahlaksızlıktır. Son yıllarda özellikle Müslüman ve Doğu toplumlarında bireysel ve kamusal ahlak arasında çok ciddi bir yarılma olduğunu görmek mümkündür. Domuz eti yemekten ateş yutmak kadar çok çekinen kitleler, ihalelerden komisyon almaktan, rant için kendi tanıdıklarına menfaat sağlamaktan, kaçak elektrik kullanmaktan, emniyet şeridinden gitmekten, dörtlüleri yakıp yolun ortasında durmaktan, seyir halinde izmaritlerini ve çöplerini arabadan dışarıya atmaktan, doğayı tabiatı mahvetmekten hiç çekinmezler." Devamı yazıda.....

Post content