Post by Corporate Sustainability

137,823 followers

Avrupa ormanları aynı anda hem daha iyiye hem de daha kötüye gidiyor. Bilim insanlarının kıta genelinde 2 milyon kilometrekarelik bir alanda ve 44 farklı orman türünde gerçekleştirdiği en kapsamlı sağlık taraması, çarpıcı bir paradoksu ortaya koydu. Bu araştırma sadece ağaç sayısına değil; toprak karbonundan biyoçeşitliliğe, ekosistem üretkenliğinden su dengesine kadar 7 kritik göstergeyi inceleyerek ormanların gerçekten "yaşayıp yaşamadığını" ölçtü. Elde edilen veriler, kıta genelinde iki taban tabana zıt tabloyu gözler önüne seriyor: İyileşen Alanlar (%63): 2000-2018 yılları arasında ormanlık alanların büyük kısmında genel sağlık durumu daha iyiye gitti. Özellikle Alpler, Kıtasal bölge ve Karadeniz havzasındaki ormanlar Avrupa ortalamasının üzerinde performans gösterirken, Alp ormanlarındaki ekosistem kalitesi %3,4 artış kaydetti. Gerileyen Alanlar (%37): İskandinavya'daki boreal ormanları, ekosistem üretkenliği ve toprak karbonu kaybı nedeniyle %2 geriledi. Karpatlar, Balkanlar, Kuzey Apeninler ve İber Yarımadası da düşüş trendine girdi. En ağır darbeyi ise %7,5'lik kayıpla Azor ve Kanarya Adaları'ndaki (Makaronezya) ormanlar aldı. En Kritik Tehdit: Toprak Karbonu Araştırmanın tüm kıta genelindeki en zayıf halkası toprak organik karbonu oldu. Topraktaki karbon seviyesi, sağlıklı ve el değmemiş ormanlardaki referans değerlerin şu an sadece 5'te 1'i durumunda. Bu kapsamlı rapor, ormanları koruma stratejilerimizin sadece ağaç dikmekten veya yeşil alan örtüsünü artırmaktan ibaret olamayacağını gösteriyor. Gerçek bir başarı için görünmeyen kahraman olan toprak sağlığına ve bütünsel ekosistem işlevselliğine odaklanmak zorundayız.

Post content