Post by BrandmapTR
3,658 followers
Nestlé Türkiye, 100’den fazla çiftçiyle “Onarıcı Tarım” yolculuğunu başlattı Nestlé Türkiye, bu topraklardaki faaliyetlerinin 120. yılında gıda sistemlerinin dayanıklılığını artırma amacıyla onarıcı tarım ve gençlik odaklı yeni projelerini duyurdu. Şirket, bu konudaki yol haritasını ve yürütülen çalışmaları Balıkesir Bandırma’da gerçekleştirdiği “Onarıcı Tarım: Buğdayın İzinde” hasat etkinliğinde paylaştı. Küresel ölçekte temel ham maddelerinin yüzde 27,6’sını onarıcı tarım yöntemleriyle tedarik eden şirket, bu oranı 2030 yılına kadar yüzde 50’ye çıkarmayı hedefleyerek Türkiye’deki ilk saha uygulamalarını buğday ve mısır üzerinden başlattı. “Dönüşümün merkezine tarımı, toprağı ve çiftçiyi alıyoruz” Etkinlik kapsamında paylaşılan verilere göre, Türkiye’de tarım sektörü GSYH’ye yaklaşık yüzde 7 katkı sağlarken, ülke küresel tarımsal üretimde ilk 7 arasında yer alıyor. Ancak iklim değişimi, su stresi ve toprak yorgunluğu gibi çevresel etkenler nedeniyle temel tarım ürünlerinde yüzde 25’e varan verim kaybı riski bulunuyor. Gıda sistemlerini geleceğe taşırken değer zincirinin bütününde dayanıklı bir model inşa etmenin önemine değinen Nestlé Türkiye CEO’su Leszek Wącirz Wacirz, konuyla ilgili olarak, “Nestlé olarak, gıda üretiminin geleceğinin tarımsal değer zincirinin tamamında daha dayanıklı, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir yapı kurmaktan geçtiğine inanıyoruz. Bu nedenle dönüşümün merkezine tarımı, toprağı ve çiftçiyi alıyoruz. Onarıcı tarım yaklaşımıyla yalnızca bugünün üretim ihtiyaçlarına yanıt vermeyi değil; toprak sağlığını, biyoçeşitliliğin korunmasını, su kaynaklarını ve çiftçilerin iklim değişikliği karşısındaki dayanıklılığını güçlendirerek gıda sistemlerini uzun vadede güvence altına almayı hedefliyoruz. Global ölçekte 2030’a kadar temel hammaddelerimizin yüzde 50’sini onarıcı tarım uygulayan çiftçilerden tedarik etme hedefimiz doğrultusunda, Türkiye’de yürüttüğümüz Onarıcı Tarım Projesi ile de iklim dirençli, verimli ve gelecek nesiller için daha güçlü bir tarım ekosistemine katkı sunmayı amaçlıyoruz” açıklamasında bulundu. “Artık daha fazla değil, daha doğru üretmek zorundayız” Geleneksel üretim modellerinin uzun vadede sürdürülebilir olmadığını belirten Nestlé Türkiye Pazarlama, İletişim ve Sürdürülebilirlik Direktörü Başak Ünal ise riskler karşısında temel stratejinin değişmesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi: “Yoğun girdiye dayalı, toprağı yoran, su kaynaklarını zorlayan ve biyoçeşitliliği azaltan üretim modelleri uzun vadede sürdürülebilir değil. Toprak sağlığının zayıflaması, organik madde kaybı, su tutma kapasitesinin azalması ve zararlı baskısının artması yarının gıda güvenliğini de etkileyerek bizi bir yol ayrımına getiriyor. Bu nedenle artık ‘daha fazla üretmek’ değil, ‘daha doğru üretmek’ zorundayız.” Haberin tamamı: ⬇️ ⬇️ https://lnkd.in/dMmVBszv