Post by BrandmapTR
3,651 followers
Müşteri Deneyimi Yönetimi ve Teknolojileri Derneği “İnsan ve Yapay Zekâ Dengesi” kampanyasını başlattı 88 üye firmasıyla faaliyetlerini sürdüren Müşteri Deneyimi Yönetimi ve Teknolojileri Derneği (MDYD), insan faktörü ve teknoloji arasında denge kurduğu, müşteri deneyiminde insan emeğinin görünür kılınması adına “İnsan ve Yapay Zekâ Dengesi” üzerine bir kampanya başlattı. İnsan emeğinin ana taşıyıcı olarak konumlandırıldığı kampanyada insan + AI dengesi üzerine yoğunlaşıldı. ‘İnsani Deneyim Sözleşmesi’ ile desteklenecek kampanyayla yapay zekâya yapılan çok değerli yatırımlarla birlikte dengeyi doğru bir strateji ile kurarak insana yapılacak yatırımların da hız kesmeden devam etmesi gerektiğine dikkat çekecek. 175 binin üzerinde çalışan sayısına ulaşılan ekosistemde, şu an yüzde 40 olan otomasyon ve yapay zekâ yatırımlarının 2027 yılında yüzde 45’e çıkması bekleniyor. Markaların CEO’larının dijital imza ile katılabilecekleri kampanyaya ilişkin genel sonuçlar kamu ile de paylaşılacak. Derneğin Müşteri Deneyimi Yönetimi 2025 Araştırması’na göre yönetici ve destek hizmetleriyle birlikte 175 binin üzerinde çalışan sayısına ulaşılan ekosistemde, şu an yüzde 40 olan otomasyon ve yapay zekâ yatırımlarının 2027 yılında yüzde 45’e çıkması bekleniyor. Müşterileriyle kurulan ilişkinin kalitesini belirleyen en kritik unsur hala insan Teknolojinin bugün sahip olduğu gelişmiş seviyesinin insan odaklı yaklaşım sayesinde değer kazandığını belirten MDYD Yönetim Kurulu Başkanı Cemile Banu Hizli, “Teknoloji ve tasarım alanında yaptığımız tüm değerli yatırımların yarattığı katma değere rağmen, müşterilerimizle kurduğumuz ilişkinin kalitesini belirleyen en kritik unsur hala “insan”. Müşterinin ilk izlenimi, son teması, bir sorunun çözümü ve daha pek çok durum, karar anındaki çalışanlarımızın dokunuşuyla şekilleniyor. Bu kritik dokunuş olmadan en estetik, en nazik, en teknolojik ve en kusursuz görünen müşteri deneyimi tasarımları bile, duygudan yoksun; müşterinin ne söylediğini hissedemeyen, hissetse bile bunu müşteriye hissettiremeyen tecrübelere dönüşüyor. Bu da doğal olarak müşterilerin markaya olan inancını zedeleyen kırılmalar yaratıyor. Yetkinliği gelişmemiş, değeri kendisine hissettirilmeyen, inisiyatifi kısıtlanan, görünürlüğü düşük ekipler, en mükemmel tasarlanmış deneyimi bile sıradanlaştırabiliyor. Tersi de mümkün elbette; güçlü hisseden bir çalışan, en zorlu durumlarda bile müşterinin markaya bakışını tamamen değiştirebiliyor” diye konuştu