Post by Bilal B.
Dr. Mimar/Restorasyon Uzmanı/TUREB Lisanslı Profesyonel Tur Rehberi
2018 yılında Bingöl Üniversitesi kampüsünde görevli olarak yürüttüğümüz erişilebilirlik ve engelli dönüşüm proje çalışmalarını, yıllar sonra değerli arkadaşım ve meslektaşım Fatma Kürüm Varolgüneş ile akademik bir makaleye dönüştürme fırsatı bulduk. "Bingöl Üniversitesi Kampüsü için Mekânsal Erişilebilirlik Denetimi ve İyileştirme Planı" başlıklı çalışmamız yayımlandı. Bu araştırma bir kez daha gösterdi ki engelli bireylerin kamusal yaşamda yeterince görünür olmamasının temel nedenlerinden biri, kentlerin ve yapıların hâlâ onların ihtiyaçları dikkate alınmadan tasarlanıyor olmasıdır. Sorun çoğu zaman bireylerde değil; kaldırımlarda, rampalarda, yönlendirme sistemlerinde, sınıflarda, kütüphanelerde ve kamusal mekân tasarlama anlayışındadır. Üstelik bu durum yalnızca eski yapılarda değil, yeni inşa edilen birçok yapı ve çevrede de devam etmektedir. Makale kapsamında kampüs yollarından bina girişlerine, sınıflardan otoparklara kadar birçok mekânsal bileşeni erişilebilirlik standartları çerçevesinde değerlendirerek çözüm önerileri geliştirdik. Erişilebilirlik bir ayrıcalık değil, temel bir insan hakkıdır. Kapsayıcı ve engelsiz kentler ancak insanı merkeze alan bir tasarım anlayışıyla mümkündür. Bu çalışmanın mimarlık, şehircilik, eğitim ve kamu politikaları alanlarında farkındalık oluşturmasını diliyorum. We are pleased to share that our article titled "Spatial Accessibility Audit and Improvement Plan for the Bingöl University Campus" has recently been published. This study is especially meaningful to me because it is based on the accessibility and disability transformation project we carried out in 2018 at Bingöl University with my dear colleague and friend Fatma Kürüm Varolgüneş. Our research highlights an important reality disabled individuals often remain less visible in public life because cities, campuses, and buildings are still designed without adequately considering their needs. The problem is frequently not the individual, but the built environment itself -sidewalks, ramps, entrances, classrooms, libraries, signage systems, and public spaces that fail to provide equal access. Within this study, we evaluated campus circulation systems, pedestrian routes, building entrances, classrooms, parking areas, and wayfinding systems according to accessibility standards and developed proposals for a more inclusive campus environment. Accessibility is not a privilege; it is a fundamental human right. Creating inclusive and barrier-free environments requires a human-centered design approach. I hope this study contributes to raising awareness in architecture, urban planning, higher education, and public policy. DOI: 10.21565/ozelegitimdergisi.1601078 https://lnkd.in/d-T2pHBw