Kocaeli, Türkiye
Bilimin yalnızca laboratuvarlarda değil, hayatın tam içinde şekillendiğine inanan biri olarak yolculuğumda her zaman şu soruya odaklandım: “Bilim insanı kimdir? Ve hangi noktada girişimci olur?” Benim yanıtım net: Bilim insanı, sahada gördüğü sorunları çözüme dönüştürmeye cesaret eden kişidir. Girişimci ise bu çözümü topluma, ekonomiye ve doğaya fayda sağlayacak bir modele dönüştüren. Bugün ben, bu iki rolü aynı anda "Endüstriyel Bilim İnsanı" kimliği ile taşımaktayım. Biyoteknoloji ve ileri dönüşüm alanında, özellikle tarımsal atıkları ve tıbbi-aromatik bitkileri yüksek katma değerli ürünlere dönüştürmek üzerine çalışıyorum. Yola çıkarken tek hedefim vardı: Türkiye’nin ve dünyanın sürdürülebilir geleceğine katkı sağlamak. Çünkü biliyorum ki, bir yaprağın, bir kabuğun ya da bir çekirdeğin içinde dahi yüzlerce yeni ürünün, ilacın, gıdanın ve inovasyonun tohumu gizli. TÜBİTAK Marmara Teknokent bünyesinde kurucusu olduğum Localvore Biyoteknoloji, bu anlayışın ete kemiğe bürünmüş hali. Şirketimiz, ileri dönüşüm odaklı biyoteknolojik çözümler geliştiriyor; atıkları yeniden ekonomiye kazandırıyor; biyoreaktörlerden süperkritik akışkan teknolojilerine kadar en güncel yöntemlerin kullanılmasını teşvik ediyoruz. Misyonumuz, yalnızca katma değer üretmek değil, aynı zamanda Türkiye’nin biyoteknoloji ekosistemini küresel sahneye taşımak. Bu kapsamda da sayısız danışmanlıklar yürütüyoruz. ⭕ Bugüne dek onlarca ulusal ve uluslararası projede görev aldım. ⭕ Üniversiteler, araştırma merkezleri, özel sektör ve kamu kurumlarıyla yakın çalıştım. ⭕ Özellikle biyoteknolojide ileri dönüşüm, bitkisel proteinler, biyoaktif bileşenler ve sürdürülebilir üretim modelleri üzerine yoğunlaştım. Benim için asıl değer, yalnızca bugünün çözümlerini üretmek değil; genç girişimcilere ve bilim insanlarına ilham verebilmek. Bu yüzden sahada da, sosyal medyada da, konferanslarda da aynı heyecanla, "ufkun ötesinde daha neler var" anlayışıyla anlatıyorum. Bugün 80.000’den fazla kişilik LinkedIn ağımda, özellikle gençlere ulaşmaya, onları biyoteknolojinin geleceğine ortak etmeye çalışıyorum. Çünkü inanıyorum ki, Türkiye’nin gerçek kalkınma hikâyesi, 5. sanayi devriminin çekirdek teknolojisi BİYOTEKNOLOJİ ile yazılacak. Bilimin ve girişimciliğin kesişiminde üreten, paylaşan ve dönüştüren bir yolculuğa devam ediyorum.
Anadolu, 10.000 yıldır tarımın beşiği. Baklagilleri, tahılları, yağlı tohumları ve çok daha fazlasını medeniyet tarihine kazandırmış topraklar.. Bitkisel proteinin ilk bilinen kaynakları hep bu topraklarda. Binlerce yemek tarifinin içerisinde. Çok özel bakliyat ve tahıl kombinasyonlarında. Anadolu'nun yerli baklagil ve yağlı tohumlarını yeni nesil protein bileşenlerine ve tüketici ürünlerine dönüştüren, bilim odaklı bir bitkisel protein şirketi kuruyoruz. Konsantre, izolat ve biyoaktif peptitler — biyorafineri ve yeşil ekstraksiyon teknolojileriyle. Performans için mühendislik. Lezzet için tasarım. Kökü Anadolu toprağında. RubisCO, tarladan bileşene, bileşenden markaya tüm değer zincirini kapsıyor. Bitkisel proteinlere aslında hem bilinirlik, hem de yenilikçi bir soluk getiriyor. Merkez: TÜBİTAK Marmara Teknokent, Gebze. Şirket kuruluşu: Kasım 2026. www.rubisco.com.tr Anatolia has been the cradle of agriculture for 10,000 years. These are the lands that gave civilization its legumes, grains, oilseeds, and so much more. The earliest known sources of plant protein have always been rooted in this soil — embedded in thousands of recipes, in unique combinations of legumes and grains passed down through millennia. We're building a science-driven plant protein company that transforms Anatolia's native legumes and oilseeds into next-generation protein ingredients and consumer products. Concentrates, isolates, and bioactive peptides — powered by biorefinery and green extraction technologies. Engineered for performance. Designed for taste. Rooted in Anatolian soil. RubisCO covers the full value chain, from field to ingredient, from ingredient to brand — bringing both awareness and innovation to plant protein. HQ: TÜBİTAK Marmara Teknokent, Gebze. Company incorporation: November 2026. www.rubisco.com.tr
Shaping the Future with Supercritical Fluid Technology: Neoma Group As the global demand for sustainable and eco-friendly technologies continues to rise, supercritical fluid technology is revolutionizing various industries, including biotechnology, food, pharmaceuticals, and cosmetics. At Neoma Group, we utilize one of the world's most efficient and environmentally friendly extraction methods—supercritical fluid technology—to deliver natural compounds in their purest and most effective form to the industry. Green Extraction with Supercritical Fluid Technology Supercritical fluid extraction is an innovative technique that employs natural solvents such as carbon dioxide (CO2) or water instead of chemical solvents to extract bioactive compounds. Unlike traditional methods, this approach provides an eco-friendly solution without leaving toxic residues. With this technology, active pharmaceutical ingredients, antioxidants, flavonoids, and essential oils can be extracted in their purest form from plant-based sources. Turkey’s Potential and Neoma Group’s Role Turkey stands out as one of the most suitable countries for the efficient application of supercritical fluid technology due to its rich biodiversity and agricultural waste potential. Rich Botanical Resources: Turkey's diverse geographical regions host numerous endemic and medicinal plants that can be transformed into high-value compounds using supercritical fluid technology. Utilization of Agricultural Waste: By-products such as olive leaves, pomegranate peels, and citrus peels can be converted into valuable bioactive compounds through advanced upcycling biotechnology, contributing both economically and ecologically. Industry and Research Infrastructure: With increasing investments and R&D projects in biotechnology and sustainable technologies, Turkey is becoming an ideal hub for the industrial application of supercritical fluid technology.